Başkanın Mesajı

Başkanın Mesajı

Değerli Paydaşlarımız,

2026 yılına, köklü geçmişimizin bize sunduğu tüm kazanımlarımız ışığında doğaya, insana ve geleceğe sunduğumuz saygı vizyonumuzla adım attık. Yüz yıla yaklaşan yolculuğumuz boyunca edindiğimiz tecrübe, milletimize ve medeniyetimize ait kadim değerlerin bizlere yüklediği sorumluluğu daha da derinleştirmiş, sürdürülebilir başarıyı ilke edinmiş bir kurum kültürü inşa etmemizi sağlamıştır. Her yıl büyüyen bu sorumluluk, bugün bizleri hem ülkemizde hem de uluslararası alanda daha güçlü, daha kararlı ve daha kapsayıcı bir perspektife taşımaktadır.

Küresel ekonomi, jeopolitik gerilimlerin, yüksek enflasyonun ve maliyet baskılarının belirlediği bir döneme girerken; enerji, su ve gıda güvenliği gibi alanlarda artan riskler tüm sektörlerde stratejik planlamayı daha karmaşık hâle getirmektedir. Dünya genelinde büyüme hızının yavaşlaması, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve iklim değişikliğinin tetiklediği çevresel etkiler, özellikle altyapı, inşaat ve su yönetimi gibi alanlarda daha dayanıklı ve sürdürülebilir çözümleri zorunlu kılmaktadır. Türkiye ise bu küresel tabloya, normalleşen diplomatik ilişkileri, müttefikleriyle güçlenen iş birlikleri ve bölgesel barışa katkı sunan yapıcı rolüyle yanıt vermekte; bölgesinde ve tüm dünyada geliştirdiği çok yönlü dış politikayla ekonomik istikrarını desteklemektedir.

Bu süreçte savunma sanayii, enerji teknolojileri ve stratejik sektörlerde elde edilen kazanımlar, ülkemizin küresel ölçekteki rekabet gücünü artırırken, yurt dışından gelen yatırımlar ve yeni ticaret kanalları Türkiye’nin büyüme potansiyelini güçlendirmektedir. Kuzu Grup olarak inşaat, su ve arıtma teknolojileri ile turizm alanlarında yürüttüğümüz faaliyetlerde bu güçlü ekonomik ve diplomatik zemini hissediyor; sürdürülebilir şehirlerden ileri arıtma sistemlerine, modern turizm yatırımlarından uzun vadeli mühendislik projelerine kadar her adımda ülkemizin vizyonuna katkı sunmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Geliştirdiğimiz her projenin yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, medeniyete uzun vadeli bir değer kattığına inanıyoruz.

Yaşadığımız yüzyıl, yalnızca çevresel sürdürülebilirliği değil, toplumsal sürdürülebilirliği de aynı derecede önemli kılmaktadır. Bu nedenle, “İnsana, Doğaya, Geleceğe Saygıyla” yaklaşımımızı 2026 yılında daha kapsayıcı ve daha bütüncül bir perspektifle derinleştiriyoruz.

Kuzu Grup 83. yılını geride bırakırken, hem yurt içinde hem de yurt dışında proje geliştirme konusundaki kararlı ilerleyişimizi sürdürdük. 2026 yılı için dünya çapında itibar gören Engineering News Record (ENR) tarafından hazırlanan “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde, 113’üncü sıraya yükselerek istikrarlı büyümemizi devam ettirdik. Aynı listelerde Bina Üst Yapı Kategorisinde Dünyada 40’ıncı, Altyapı ve Arıtma Kategorisinde ise Dünyada 17’nci sırada yer almamız, teknik kapasitemizin ve uluslararası alandaki güvenilirliğimizin önemli bir yansıması olmayı sürdürmektedir.

2025 yılı boyunca Türkiye’nin en büyük şantiyelerinde yürüttüğümüz asrın inşası olarak nitelendirilen çalışmalarında önemli bir mesafe kat ettik. Etap bazlı planlama prensipleriyle ilerleyen yaşam projelerimizi bütüncül bir kentsel iyileştirme yaklaşımıyla sürdürdük. Emlak Konut ve Toki çatısı altında Adıyaman’da 6.327, Hatay’da 1.390 deprem konutunun yapımını tamamladık. Malatya’da 594 bağımsız bölümden oluşan deprem konutlarımızın yapımını; altyapı bütünlüğü, sosyal donatı alanları ve dayanıklı şehirleşme hedefi gözetilerek titizlikle devam ettirdik. Bölgenin ihtiyaçlarını merkez alan bu çalışmalarımızda, yıl boyunca çalışma arkadaşlarımızla birlikte afetten etkilenen şehirlerimizin yeniden toparlanmasına katkı sunmak için özveriyle görev aldık.

İstanbul’da kentsel dönüşüm kapsamında yürüttüğümüz Fikirtepe ve Okmeydanı projelerinde sona yaklaşarak önemli ilerlemeler kaydettik. Şehrin gelişen yerleşim akslarından biri olan Arnavutköy Dursunköy’de yer alan Emlak Konut yaşam projelerinde ise 1.503 bağımsız bölümün inşasına başladık. Bölgenin ihtiyaçlarına hizmet edecek 500 yatak kapasiteli Beykoz Şehir Hastanesi ile 300 yatak kapasiteli Bayrampaşa Devlet Hastanesi projelerimizi, toplumun artan sağlık ihtiyaçlarını hızla karşılamayı amaçlayan bir yaklaşımla titizlikle sürdürüyoruz. SeaPearl Ataköy’de hizmet veren JW Marriott İstanbul Marmara Sea Hotel ile elde ettiğimiz uluslararası başarıların yanında, St. Regis Karya Cove Bodrum’un Türkiye turizm portföyüne katılacak olmasıyla birlikte turizm alanında ülkemizin küresel marka değerine katkı sunan yatırımlarımızı daha da güçlendirmiş olmanın gururunu yaşıyoruz.

Portföyümüze yeni eklenen projelerle, yurt içi ve yurt dışında yürüttüğümüz taahhüt çalışmalarının kapsamını genişletmeyi sürdürdük. Letonya Riga Waterfront City Projesi, THY A.O. İstanbul Havalimanı WIDECT (E-Ticaret Hub) Tesisi, Başakşehir Damlakent A Etap 3. Kısım Projesi, Hatay Antakya Uzunçarşı Haraparası genel altyapı çalışmaları ile Ziraat GYO İzmir Bayraklı Projesi; Kuzu Grup’un farklı ölçek ve niteliklerde yürüttüğü yapım faaliyetleri kapsamında yer alan güncel projeler olarak devam ediyor.

Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla, en değerli doğal kaynağımız olan suyun korunmasını ve sürdürülebilir yönetimini çalışmalarımızın merkezine alıyoruz. Türkiye’nin en büyük içme suyu ve atık su arıtma operatörü olarak 2025 yılı boyunca etki alanımızı genişleten önemli projelere imza attık. Bu kapsamda özellikle Kuveyt’te, Al-Mutlaa şehrinde inşa edeceğimiz ülkenin en büyük atık su arıtma tesisi için anlaşmamızı imzalayarak bölgenin su yönetimi altyapısına stratejik bir katkı sunmuş olmanın gururunu yaşıyoruz. Özbekistan ve Karadağ’daki projelerimiz planlandığı şekilde ilerlerken, yurt içinde de içme suyu ve atık su arıtma sistemlerine yönelik yatırımlarımızı artırarak bu alandaki güçlü konumumuzu istikrarlı biçimde ileriye taşıdık.

İçme suyu ve atık su arıtma sistemlerinde sağladığımız kalite, çevreye duyduğumuz sorumluluğun ve gelecek nesillere karşı sahiplendiğimiz bilincin en somut yansımalarından biridir. Yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğümüz projelerle günlük 5 milyon metreküp suyu arıtarak ekosistemin doğal işleyişine katkı sağlıyor, doğal su kaynaklarının korunmasında kritik bir rol üstleniyoruz. Bu geniş etki alanını, yalnızca teknik bir başarı değil; aynı zamanda toplum sağlığını, çevresel sürdürülebilirliği ve şehirlerin uzun vadeli direncini destekleyen stratejik bir adım olarak görüyoruz.

Sürekli artan kaynak tüketimi, çevresel baskıların daha görünür hâle gelmesi ve iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava olayları; kuraklıktan ekosistem kayıplarına, üretim süreçlerinden yaşam kalitesine kadar pek çok alanda yeni riskler doğurmaktadır. Bu dinamikler, şehirlerin sürdürülebilir gelişimini ve ekonomik istikrarı yakından etkileyen bir dönüşüm sürecini beraberinde getirmektedir.

Kuzu Grup olarak sürdürülebilirliği, tüm faaliyet alanlarımızı şekillendiren temel bir ilke olarak ele alıyoruz. Projelerimizde yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya, çevresel etkisi düşük malzemelerden yararlanmaya ve mühendislik süreçlerimizi daha verimli kılan teknolojileri hayata geçirmeye özen gösteriyoruz. Atık yönetimi, geri dönüşüm ve kaynak kullanımındaki verimliliği güçlendiren uygulamalarımızla; çevreye duyarlı, uzun ömürlü ve dayanıklılığı yüksek yapılar geliştirmeyi hedefliyoruz.

Su ve arıtma teknolojileri alanındaki yatırımlarımız, temiz suya erişimin gelecekte taşıyacağı kritik rol nedeniyle stratejik bir önem taşımaktadır. Bu alanda geliştirdiğimiz sistemler, milyonlarca insanın yaşamına doğrudan katkı sunarken doğal kaynakların korunmasına yönelik çabaları da desteklemektedir. İnşaat ve turizm projelerimizde ise yenilenebilir enerji uygulamalarını, çevreye duyarlı teknolojileri ve sürdürülebilir malzeme tercihlerini öne çıkararak, şehirlerin ve yaşam alanlarının değişen koşullara uyum sağlayabilen bir yapıya kavuşmasına katkı sağlıyoruz.

Doğal dengenin korunmasını işimizin ayrılmaz bir parçası olarak benimsediğimiz gibi, insan haklarının ve toplumsal huzurun sürdürülebilirliğini de aynı sorumluluk bilinciyle ele alıyoruz. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan insani krizler, adaletsizlikler ve haksızlıklar karşısında duyarlı olmak; yalnızca vicdani bir duruş değil, insani ve kurumsal değerlerimize bağlılığımızın bir yansımasıdır. Çevresel sorumluluklarımız kadar insan onurunun korunmasını da medeniyetimizin temel bir değeri olarak görüyor, geliştirdiğimiz her projenin toplumsal faydayı taşıyan bir iz bırakmasını önemsiyoruz.

 “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” anlayışı doğrultusunda; attığımız her adımda topluma, çevreye, ekonomiye ve medeniyete değer katmayı sürdürüyoruz. Sürdürülebilir şehirler inşa etmek, kaynakları verimli kullanan altyapılar geliştirmek, doğal çevreyi koruyan su ve arıtma teknolojileri üretmek ve turizm alanında ülkemizin küresel marka değerine katkı sunmak, bu vizyonun temel unsurlarıdır.

2025 yılında Yönetim Kurulumuzda yapılan değişiklikler kapsamında, 82 yıllık kurumsal mirasımıza katkı sunan aile büyüklerimize teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarken; görevi devralan yeni yönetim kadrosunun bu bayrak yarışında Kuzu Grup’u yüzüncü yılına doğru daha büyük başarılara taşıyacağına inanıyorum.

Bu yıl da insana ve doğaya duyduğumuz saygıdan ödün vermeden, gelecek nesillerin yaşam hakkını gözeten projeler üretmeye devam edeceğiz. Çalışmalarımızın merkezinde daima kalite, güven, bilimsel akıl ve sürdürülebilirlik yer alacaktır. Teknolojiyi yenilikçi yaklaşımlarla bir araya getirerek içinde yaşadığımız topluma uzun vadeli katkılar sunmayı, ülkemizin potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmeyi ve küresel ölçekte değer üreten bir marka olma hedefimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Bu uzun ve emek dolu yolculukta bizlere güvenen, destek veren tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor; saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.

Özen Kuzu
Yönetim Kurulu Başkanı